Yazılı kağıdı ne renk kalemle okunur ?

Emir

New member
Yazılı Kağıdı Ne Renk Kalemle Okunur? Bir Hikâye, Bir Arayış ve Bir Karar

Merhaba Forumdaşlar,

Bugün çok ilginç bir soruyu hep birlikte irdelemek istiyorum: Yazılı kağıdı ne renk kalemle okunur? Birçok kişi, "Hadi canım, bu kadar da abartılır mı?" diyecek olabilir, ancak bu sorunun aslında hayatımızla ne kadar derinden ilişkili olduğunu anlatacak bir hikâye paylaşmak istiyorum. Bazen en basit gibi görünen bir soru, içsel yolculuğumuzu ve duygusal yanımızı keşfetmemize yardımcı olabilir.

Bir zamanlar, bu sorunun ne kadar anlamlı olabileceğini fark etmeden önce, ben de pek fazla önemsemezdim. Ama sonra bir arkadaşımın hikâyesiyle tanıştım. Belki de bu, hayatın içinde basit görünen ama derin anlamlar taşıyan şeyleri daha iyi anlamama yardımcı olmuştur. O yüzden bu yazıyı, bir hikâye şeklinde anlatmayı seçtim. Beni takip edin, bakalım neler çıkacak.

Bir Hikâye: İki Arkadaş, İki Farklı Renk ve Bir Yazılı Kağıt

Hayat, bazen birbirinden farklı iki insanın yollarını kesiştirdiği bir yolculuktur. Ali ve Zeynep, okul yıllarının ilk dönemlerinde tanışmışlardı. Her ikisi de farklı bakış açılarına sahipti. Ali, çözüm odaklı, mantıklı biriydi. O, her şeyin bir sonuca varması gerektiğine inanırdı. Zeynep ise daha empatik, duygusal ve insan ilişkileri konusunda hassastı. O, her şeyin bir anlamı olduğuna, her hareketin bir duygu taşıdığına inanırdı.

Bir gün, Zeynep sınavdan aldığı yazılı bir kağıdı Ali’ye gösterdi. Kağıdın üzerinde, öğretmeninin kırmızı kalemle yazdığı uyarılar vardı. Ali, Zeynep’e bakarak "Bu kağıdın üzerinde neden bu kadar kırmızı iz var?" diye sordu. Zeynep, “Çünkü bu dersin sonu belli olmalı, her şey net olmalı” diyerek kırmızı rengin öğretmenin kendisini yönlendirme çabası olduğuna dikkat çekti. Ali ise daha farklı düşündü. “Bence kırmızı, bir şeyin yanlış olduğunu göstermek için vardır. Ama önemli olan, çözümü bulmak. Kağıdını düzelt, geç, ilerle!”

Zeynep ise, “Ama Ali, kırmızı sadece eksiklikleri gösteriyor. Sadece 'yetersiz' ve 'hatalısın' mesajı veriyor. Oysa ben, kendimi görmek istiyorum. Kendisini bulmaya çalışan bir öğrencinin duygularını görmek istiyorum.”

İşte bu, Zeynep ile Ali arasındaki temel farktı. Ali, her şeyin net ve kesin bir çözümü olmasını isterken, Zeynep duygusal olarak kağıdın sadece bir sonuç değil, bir içsel yolculuk olduğunu düşünüyor ve öğretmeninin kalemini daha yumuşak, empatik bir renk ile görmeyi tercih ediyordu.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: "Hedefe Gidelim!"

Ali’nin yaklaşımı, tipik bir çözüm odaklı düşünce tarzını yansıtıyordu. “Bir sorun var mı? O zaman çözümüne bakalım!” Onun için yazılı kağıtlar, sonuçları belirleyen araçlardı. Hatalar bir engel değil, öğrenme fırsatlarıydı. Bu yüzden, kağıt ne kadar kırmızı olursa olsun, Ali’nin bakış açısına göre o yazılı, sadece bir sonraki adımın sinyalini verir. “Çözüm var, devam et!”

Ali’nin mantığıyla baktığınızda, her şeyin doğru bir yolda ilerlemesi gerektiği mesajı çıkar. Her hata bir düzeltme ile geçer, her kırmızı kalem de düzeltilen her eksikliği simgeler. Bu bakış açısı, oldukça pratik ve sonuç odaklıdır. Ali’nin gözünde, doğru renk, her zaman mavi olmalıdır. Çünkü mavi, sakinliği ve netliği simgeler; bir sonuca ulaşmanın rengidir. Oysa kırmızı, sadece bir uyarıdır, bir engel değil!

Kadınların Empatik Yaklaşımı: "Duyguların Rengi, Anlamın Kendisi"

Zeynep, ise yazılı kağıdın rengini yalnızca bir hata göstergesi olarak değil, aynı zamanda bir insanın duygusal halini yansıtan bir şey olarak görüyordu. Onun için kalem, sadece bir öğretmenin dikkatini verdiği bir şey değil, öğrencinin bir iç yolculuğa çıktığını gösteren bir simgeydi. Zeynep için kağıdın üzerindeki renkler, bir ilişki gibiydi. Kırmızı, biraz sert, ama aynı zamanda cesaret vericiydi; bir şeyleri değiştirme arzusuydu. Zeynep'in düşüncesine göre, bir öğretmenin kağıdına kırmızı kalemle yazması, sadece hataları düzeltmek için değil, aynı zamanda öğrencinin potansiyelini görmek içindi. Zeynep, kırmızının ardındaki duyguyu anlamak, öğretmenin öğrencisine verdiği değeri görmek isterdi.

O yüzden Zeynep, yazılı kağıdını daha nazik bir şekilde okumak isterdi. Kırmızı kalemle yazılmış her bir işaretin ardında, öğretmenin öğrencisine bir şey anlatmak için kullandığı bir renk olduğunu düşünür, bu renklerin arasındaki ilişkileri çözmeye çalışırdı. Zeynep, belki de doğru renklerin yeşil, mor ya da pembe olması gerektiğini hissederdi. Çünkü bu renkler, onun gözünde sadece düzeltme değil, aynı zamanda anlayış, empatidir.

Sonuç: Kağıdı Ne Renk Kalemle Okuruz?

Sonunda, Zeynep ve Ali birbirlerine bakarak kağıdın rengini tartışmaya devam ettiler. Ali, kağıdın sadece hataları ve düzeltmeleri simgelediğini düşündü. Zeynep ise, kağıdın her renginin, her yazının bir anlam taşıdığını ve duygusal bir bağ içerdiğini savundu.

Peki ya siz? Yazılı kağıdı ne renk kalemle okursunuz? Bir öğretmen ya da bir öğrenci olarak, renklerin anlamları sizin için ne ifade ediyor? Kırmızı, sadece bir uyarı mı, yoksa bir rehberlik arayışı mı?

Hadi bakalım, fikrinizi paylaşın!